22 Kasım 2009 Pazar

Güner KAYRAL

Buarada sayın Güner KAYRAL beylede tanışma fırsatım oldu. İstanbul dan gelip stand açmış. Bizim İzmir de başkan fikri beyden başka kimsecikler yok.
aslında olmalıydı. Yeni plastık kovanı yakından inceleme fırsatım oldu. Kovan gerçekten çok güzel herşey düşünülmüş amaaa önceki fiyatlara pahalı derken firmada modaya uyup fiyatı birazcık yükseltivermişşş. Fiyat nolmuş dediğinizi duyar gibiyim, söyliyeyim 340 tl. Gerçekten çok pahalı. On adet kovan alayım dediğiniz zaman 3.400 tl bu paraya ben 60 adet kovan yaptırıyorum. Ha belki deneme amaçlı bir iki adet edinebiliriz.

GIDA FUARI VE BAŞKAN

Bugün hava güzeldi şöyle bir dolaşayım dedim.
Sektörümüzle ilgili neler var, neler bulabilirim diye fuarı bir ziyaret edeyim dedim. Başkanımız Fikri BARKAN bey stand açmış güzelde olmuş, ayak üstü sohbet edip ayrıldım bayağı bir ilgi vardı standa.

Ama yazıkki sektörümüzle ilgili pek birşey bulamadım.

11 Kasım 2009 Çarşamba

10 KASIM

Bugün büyük Atatürk'ü kaybedişimizin 71.yılı, Türk milletinin başı sağolsun. Büyük Atayı saygıyla anıyoruz. Ben diyorum ki, ah nerdesin be Ata m Bugünü bir görseydin...

Bugün 10 kasım ama iyi bir hava yakalamışız. Bundan sonra pek böyle havalar bulamayacağımızdan ekip olarak arıları ziyaret ettik. Hem sıkıştırdık hem de biraz bal aldık.
sağolsunlar Sefer,le Feridun bize pek iş bırakmadılar ama gün kısa kovanların tamamı elden geçecek bayağı bir yorulduk. Geçen gün yazımızda duymasınlar ama asistanlarım demiştim, ama şunu hep söylüyorum. Onlar çalışıyor ben yardım ediyorum. Bu şakayı ciddiye alanlara diyorum ki, karışmayın dışardan,y...... yaşardan.

Bakım esnasında arılar peteklere hiç bakmadılar ama bize fazlasıyla baktılar. Yani 2006 dan buyana beni öptüklerinin ben diyeyim 100 mislini siz deyin 200 mislini öptüler. Birkaç arı elimi soktuğunda elim hiç şişmez ama ellerim ayaklarım davul oldu. Domuz gribi aşısı niyetine dedim bende.

Bir sezonu böylece kapattık gibi yalnız bir varroa mücadelesi vede petek kontrolu yapmam lazım. Fazla petek kalmadı ama eksik petek olanlar olabilir, birde dalak falan uğraşmasınlar.

Herşey gönlünüzce olsun sevgili dostlar

07 Kasım 2009 Cumartesi

7 KASIM

Bugün hava çok güzel biraz vakit geçireyim dedim. Evin çatısına çıktım ve karakovanın içini biraz temizledim. Bir adetde uzun ve çıtalı kovan yaptım. Yarın arılığa gideceğim. Durum değerlendirmesi yapıcam. Eğer müsaitseler biraz daha bal alayım diyorum. Gerçi amacım bal almak değil, ana arımıza yavru atacak alan açmak istiyorum. Kısmet bakalım...

04 Kasım 2009 Çarşamba

SESİMİZİ DUYACAK YETKİLİLER ARANIYOR

Dün Ege bölgesinde yayımlanan Yeniasır gazetesi Türkiye de 25.000 ton sahte bal olduğunu yazdı. Eski birlik başkanı Sayın Mustafa Sarıoğlunun bilgilerini aktarmıştı gazete. Şimdi soruyorum yeni başkanlarımız neredeler. Bizler için neler yapıyorlar. Arasıra telefona bir mesaj gönderiyorlar sağolsunlar. Onun dışında hiçbirşey. Üreticinin balı elinde kaldı. Borçlu olanlar kredi kullanlar ne yapacaklar hiç arayıp soran var mı? Yok ama seçim zamanı gelince tıpkı siyasiler gibi atar tutarlar. Soruyorum arkadaşlar İzmirde arıcılıkla ilgili ne gibi çalışmalar var. İzmirde iki büyük üniversite var. Bunlarla arıcılıkla ilgili bir iş birliği yapılıyormu. İnsanlar yada firmalar diyeyim bal şurubunu yada glikozu bal gibi satarken bizim güzelim çam ballarımız yerlerde sürünüyor. Ballarımızı 1 kg toz şeker fiyatına almak bile istemiyorlar. Yokmu şu güzelim balların itibarını iade edecek bir sorumlu.
Devlet e birşey diyemiyoruz onların zaten işleri başlarından aşkın daha önemli işleri var. Onları tarım hiç ilgilendirmiyor. Arıcılık ise onlar için bir hiç, emekliler mi onlarda kim canım. Üniversite mezunu gençlertimiz kahve köşelerinde pinekliyor. Onlar bile birşey ifade etmiyor. Devletimizin çok önemli gündemleri var. Ergenekondu,açılımdı,başörtüsüydü,ermeni açılımıydı derkennnn şimde bir garip grip çıktı karşımıza onunlada kışı çıkarırız artık. Sizde başınızın çaresine bir zahmet bakıverin. Canınızı kurtarmaya bakın, canınızı kurtarırsanız ona şükredin.!!!

Şimdi burada özet olarak diyorum ki, hiç arılarla uğraşmayalım. Şurup yapıp satalım arıcılık kadar zahmeti olmaz sanırım. Sonra elimizde kalacak diye bir sorun da yok. Sattıkça üretiriz ,insanlarımızda alıyor zaten içine biraz petek kırpıntısı üzerine 1-2 cm balda koydukmu işte sana bal, ye babam ye.

29 Ekim 2009 Perşembe

29 EKİM

Bu resimdede seferin varroa mücadelesi sonucunu görmektesiniz. Bayağı bir dökülmüşler hala geziniyor ş....ler.
Bugün seferin arılığa gittik oradan benim arılara geçtik. Arıların durumu şimdilik iyi. Buarada birkaç yer baktık pürenler geçmiş. Vaziyet o ki pürene arı koymıycaz gibi görünüyor. Daha kuytu ve turpotu hardal gibi bitkilerin şimdiden açmaya başladığı bir yerlere koymayı düşünüyoruz. Buyıl arılar hemen hemen birbirinin aynı. seferinde arılar benden farklı değil sanırım.

28 Ekim 2009 Çarşamba

KARA KOVAN


27.09.2009 dün arılığa gittim hem genel konrol yaptım hemde biraz amitraz içerikli tütsü yaptım. Geçenlerden kalan iki paket vardı. Arının yarısına yetti onları verdim. Bir kütük bulup ortadan ikiye ayırdık sonra içini dilimledik ve dilimleri keserle temizledik. Kovanın et kalınlığı yeryer 5-6 cm ye çıkıyor ama yavaş yavaş temizleyip kıvamına getireceğiz. Yalnız bir tereddütüm daha doğrusu korkum var. Kovan iç çapı bayağı geniş oldu. Yarın petekler, ağırlığından yada sıcaktan dolayı taşıma esnasında kırılabilirmi. Yada tedbir olarak ön ve arka kapak ortasından bir mil uzatılabilir mi? Petekleri göbekten tutması açısından. Bu kovanlardan kullanan arkadaşlar varmı varsa tecrübelerini dinlemek isterim. Kütüğün bir tarafı yaralı olduğundan bir parçayı kestik dolayısıyla alt tarafta uçuş pisti oldu kendiliğinden. Dış cepheye bezir yağı sürmek istiyorum. Kabukların üzerinden sürsek faydası olur mu yoksa temizleyip mi sürmeliyim. Eğer yanlış hatırlamıyorsam çit kovanların içine rahmetli babam çapraz bir çubuk bağlayıp koyardı. arka tarafa onu petekleri yönlendirmek için mi yoksa petekler düşmesin diye mi koyardı bilemiyorum. Nostalji yapayım derken arılara zarar vermekten korkuyorum açıkçası.