Dün Ege bölgesinde yayımlanan Yeniasır gazetesi Türkiye de 25.000 ton sahte bal olduğunu yazdı. Eski birlik başkanı Sayın Mustafa Sarıoğlunun bilgilerini aktarmıştı gazete. Şimdi soruyorum yeni başkanlarımız neredeler. Bizler için neler yapıyorlar. Arasıra telefona bir mesaj gönderiyorlar sağolsunlar. Onun dışında hiçbirşey. Üreticinin balı elinde kaldı. Borçlu olanlar kredi kullanlar ne yapacaklar hiç arayıp soran var mı? Yok ama seçim zamanı gelince tıpkı siyasiler gibi atar tutarlar. Soruyorum arkadaşlar İzmirde arıcılıkla ilgili ne gibi çalışmalar var. İzmirde iki büyük üniversite var. Bunlarla arıcılıkla ilgili bir iş birliği yapılıyormu. İnsanlar yada firmalar diyeyim bal şurubunu yada glikozu bal gibi satarken bizim güzelim çam ballarımız yerlerde sürünüyor. Ballarımızı 1 kg toz şeker fiyatına almak bile istemiyorlar. Yokmu şu güzelim balların itibarını iade edecek bir sorumlu.
Devlet e birşey diyemiyoruz onların zaten işleri başlarından aşkın daha önemli işleri var. Onları tarım hiç ilgilendirmiyor. Arıcılık ise onlar için bir hiç, emekliler mi onlarda kim canım. Üniversite mezunu gençlertimiz kahve köşelerinde pinekliyor. Onlar bile birşey ifade etmiyor. Devletimizin çok önemli gündemleri var. Ergenekondu,açılımdı,başörtüsüydü,ermeni açılımıydı derkennnn şimde bir garip grip çıktı karşımıza onunlada kışı çıkarırız artık. Sizde başınızın çaresine bir zahmet bakıverin. Canınızı kurtarmaya bakın, canınızı kurtarırsanız ona şükredin.!!!
Şimdi burada özet olarak diyorum ki, hiç arılarla uğraşmayalım. Şurup yapıp satalım arıcılık kadar zahmeti olmaz sanırım. Sonra elimizde kalacak diye bir sorun da yok. Sattıkça üretiriz ,insanlarımızda alıyor zaten içine biraz petek kırpıntısı üzerine 1-2 cm balda koydukmu işte sana bal, ye babam ye.